boşanma
Evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte eşlere bu birliğin gerektirdiği birtakım sorumluluklar yüklenmektedir. Evlilik birliğinin en temel sorumluluğu “birlikte yaşamak”tır. Bu yükümlülük Türk Medeni Kanunu 185. maddesinde de “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Eşlerin birlikte yaşamaktan kaçınması yahut birlikte yaşamak isteyen karşı tarafa engel olması bu yükümlülüğün ihlali
fiili ayrılık
Türk Medeni Kanunu uyarınca genel boşanma sebebi olarak düzenlenmiş bulunan evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel hükmüne ilişkin ek bir düzenleme bulunmaktadır. 166. Maddenin son fıkrasındaki mevcut düzenlemeye göre; boşanma sebeplerinden herhangi birine dayanarak açılmış olan bir boşanma davasının reddedilmesi ve bu kararın kesinleşmesini takip eden 3 yıl içerisinde eşlerin fiilen ayrı yaşaması ve ortak hayatı
velayetin değiştirilmesi
 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 339-347. maddelerinde velayetin kapsamı düzenlenmektedir. Bu maddeler uyarınca velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsamaktadır. Ayrıca, velayet, çocukların kişiliklerine ve mallarına ilişkin hakları, ödevleri, yetkileri ve yükümlülükleri de içermektedir. Bu çerçevede, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da belirtildiği şekilde, “ana ve babanın çocukların kişiliklerine ilişkin hak
anlaşmalı boşanma evraklar
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için ön koşul evlilik birliğinin en az 1 yıldır sürüyor olmasıdır. En az 1 yıl sürmüş olan evlilikte, tarafların evlilik birliğini artık sürdüremedikleri kanaatinde olmaları durumunda anlaşmalı boşanma yoluna gidebilirler. Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanma ve nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı gibi boşanmanın sonuçları konusunda anlaşma sağlamaları gerekmektedir. Tarafların anlaştıkları hususları ve
TOP